Ramazanda Kilo Almak veya Zayıflamak İçin Ne Yapmalıyız?

Ramazan ayında nasıl beslenmemiz gerektiğini bir önceki yazıda öğrendik. Şimdi ise bu süreçte amacımıza yönelik neler yapmalıyız ondan bahsedelim. Amaçtan kastımız nedir dersek kilo vermek, zayıflamak veya mevcut hastalığımıza karşın dikkatli olmak. Şimdi ise bunları konuşma zamanı.

Amacımız Kilo Vermek İse Ne Yapmalıyız?

Çok önemli ve güzel bir soru. Ramazanda birçok kişi kilo vermekte fakat ramazan sonrasında verdiği kiloyu tekrar almakta hatta fazlası ile. Peki bunun sebebi nedir? Cevap oldukça basit. Yanlış beslenme. İnsan hayatını olumsuz etkileyen en önemli temel nokta beslenme biçimidir.

Ramazan ayında verilen kilolar genellikle kas ve su kaybından oluşmaktadır. Yağ kütlesinden kayıpta oluyor fakat bireyler normal beslenme düzenine geçtiğinde eski vücut formuna dönüşüm gerçekleşiyor. İşte bu yüzden sahur, ara öğün ve iftar üçlüsünü ihmal etmemeliyiz.

Artık şunu unutmamalısınız ki vücudunuzu aç bırakarak kilo veremezsiniz. Kilo vermeye çalışırken yanlış bir düzen uygulayıp daha fazla kilo alıp özgüveninizi kırmayın. Hedefe yönelik sağlıklı beslenin. Bu yüzden öğünlerinizi aksatmayın. Almanız gereken miktarda enerji tükettiğinizde zaten kilo kaybını zaten sağlarsınız.

Amacımız Kilo Almak İse Ne Yapmalıyız?

Danışanlar arasında en fazla zorlanılan grup kilo almaya yönelik program uyguladığımız gruplar. Tabi bu başarılamayacağı anlamına gelmemeli. Süreç zor ama imkansız değil.

Böyle deyince birde kilo almakta ne var, ben su içsem yarıyor, keşke bende öyle olsam diyen bir grup çıkar. İnanın öyle değil. Bu bireyler kilo alamıyorsa ya bir rahatsızlığı vardır ya da besin tüketemiyordur.

Hastalık durumunda ilaç tedavisi ve diyet programı ile bunu düzenleyebiliyoruz fakat birey besin tüketiminde zorlanıyorsa durum hiç kolay olmuyor. Ama ramazan ayında bunu fırsata çevirebiliriz. Nasıl derseniz şimdi yazacaklarımı dikkatli okuyun. Öncelikle bu bireylerde düzenli beslenme alışkanlığı oluşturmamız gereklidir.

Dengesiz ve yetersiz beslenme ile kilo alımını sağlayamayız. Vücudun belli aralıklar ile besin almaya alışmasını ve bir süre sonrasında açlık hissini oluşturmaya başlamasını sağlamalıyız.

Bu bireyler genellikle yemek yemeyi yaşamsal fonksiyonlarının devamı için zorunlu bir eylem olarak görmekte. Bu yüzden yemek yemekte oldukça zorlanmaktalar ve mide kapasiteleri ise bu durumla doğru orantılı olarak küçük. İşte sırf bu yüzden düzenli beslenerek zamanla mide kapasitesini arttırmalıyız.

Tabi bunun yanında iftar, ara öğün ve sahurda yemekle birlikte sıvı tüketerek mide haznesini sıvı gıdalarla doldurmamalı ve yoğun içerikler ile öğünü tamamlamalıyız.

Mevcut Hastalıklarda Ne Yapmalıyız?

Bu durumlarda diyetisyen ve hekim işbirliğine gitmeliyiz. Bazı bireylerde düzenli ilaç kullanımından kaynaklı oruç tutmak doğru olmamaktadır. Bireyin kendini zorlaması ise beraberinde daha büyük olumsuzluklar getirmektedir.

Örneğin diyabet hastası bir bireyin vücudunu uzun süre aç bırakması hayati sonuçlar doğurabilir ya da bir hipertansiyon hastasının tansiyonundaki ani hareketlenme. Bu yüzden öncelikle hekiminizle konuşmalı ve sonrasında bizimle iletişime geçmelisiniz.

Her şeyin başı sağlık diye boşuna demiyoruz. Sağlığınız olmadığı sürece nefes almak hiç te kolay olmamakta.

Hepinize keyifli okumalar ve hayırlı ramazanlar dilerim.

Dilek BOZKURT

Merhabalar, ben Diyetisyen Dilek BOZKURT. Gümüşhane Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden diyetisyen unvanı ile mezun oldum. Amacım insanların beslenme konusunda bilinçlenmesini sağlamak, sağlıklı yaşam konusunda doğru bilgileri aktarabilmek ve öğrendiğim bilgileri ulaştırmaktır. Bu kadar eşsiz bir mekanizmaya sahipken basite indirgememeliyiz. O yüzden "Vücudunuza iyi bakın, yaşayabileceğiniz tek yer orası" diyerek sözümü noktalıyorum.

Yorum yapın